İngiltere Premier League’in 30. haftasında futbolseverleri oldukça dramatik bir eşleşme bekliyor. Ligin zirve yarışından uzaklaşsa da Şampiyonlar Ligi potası için savaşan Liverpool, kendi evi Anfield’da küme düşme hattıyla burun buruna gelen Tottenham Hotspur’u ağırlıyor. Bu mücadele, sadece üç puan savaşı değil, aynı zamanda iki dev kulübün içinde bulunduğu farklı krizlerin sahaya yansıması olacak. Geçen sezonun şampiyonu Liverpool’un istikrar arayışı ile Tottenham’ın ligde kalma çabası, 15 Mart 2026 Pazar günü saat 19:30’da tüm dünyanın gözü önünde sergilenecek.
Liverpool’un Şampiyonlar Ligi Mücadelesi ve Mevcut Durumu
Arne Slot yönetimindeki Liverpool, 2024-2025 sezonunda elde edilen 20. lig şampiyonluğunun ardından bu sezon beklenen dominasyonu gösteremedi. Sezona fırtına gibi giren ve ilk beş maçını kazanan Merseyside ekibi, ilerleyen haftalarda ciddi bir form kaybı yaşadı. Şu an itibarıyla 27 maç sonunda topladıkları 45 puanla 6. sırada yer alan kırmızılılar, lider Arsenal’in tam 16 puan gerisinde kalmış durumda. Bu durum, Liverpool için şampiyonluk umutlarının mucizelere kaldığını ancak ilk dört hedefinin hala canlı olduğunu gösteriyor.
2026 yılına girilmesiyle birlikte takımın hücum verimliliğinde ve savunma disiplininde gözle görülür bir düşüş yaşandı. Yeni yılda oynanan lig maçlarında sadece 2 galibiyet alınabilmesi, taraftarlar arasında huzursuzluğa neden oluyor. Arne Slot’un sistemi özellikle büyük maçlarda kırılganlıklar gösterirken, takımın yediği 35 gol savunma hattındaki zafiyetleri gözler önüne seriyor. Chelsea ve Manchester United ile girilen Şampiyonlar Ligi yarışı, Anfield’daki her maçı bir final havasına sokuyor.
Tottenham’da Igor Tudor Bilmecesi ve Küme Düşme Korkusu
Kuzey Londra’nın beyaz temsilcisi Tottenham Hotspur, tarihinin belki de en karanlık sezonunu geçiriyor. Thomas Frank ile başlayan ancak felaket sonuçlarla devam eden süreç, Şubat ayında yolların ayrılmasıyla sonuçlandı. Takımın başına kurtarıcı olarak getirilen Hırvat teknik adam Igor Tudor, ayağının tozuyla çıktığı Kuzey Londra derbisinde Arsenal’e 4-1 mağlup olmaktan kurtulamadı. Bu sonuç, Tottenham’ın 2026 yılında henüz galibiyet alamayan tek takım olma ünvanını pekiştirdi.
Spurs şu anda 26 maçta topladığı 29 puanla 16. sırada bulunuyor ve düşme hattıyla arasındaki fark sadece 4 puan. Takımda yaşanan sakatlık krizi ise Tudor’un işini imkansız hale getiriyor. Tam 12 oyuncunun revirde olması ve kaptan Cristian Romero’nun cezalı duruma düşmesi, kadro derinliğini tamamen yok etmiş durumda. Tudor, takımdaki mental çöküşü durdurmak için agresif ve fiziksel bir oyun anlayışı benimsemeye çalışsa da, mevcut oyuncu grubuyla bu değişimi gerçekleştirmek zaman alacak gibi görünüyor.
Saha İçindeki Taktiksel Savaş ve Kritik Eksikler
Maçın taktiksel boyutunda Liverpool’un topa sahip olma ve ön alan baskısı ile Tottenham’ın Tudor yönetimindeki yeni savunma kurgusu karşı karşıya gelecek. Liverpool’da Arne Slot’un orta saha kurgusu, geçiş oyunlarını engellemek adına hayati önem taşıyor. Mohamed Salah, takımın en büyük gol silahı olmaya devam ederken, Anfield atmosferinin yaratacağı baskı maçın erken kopmasına neden olabilir.
Tottenham tarafında ise şu detaylar dikkat çekiyor:
- Kadroda yer alan 12 sakat oyuncu nedeniyle altyapı takviyeli bir yedek kulübesi bekleniyor.
- Igor Tudor’un Lazio ve Marsilya dönemlerinden bildiğimiz yüksek yoğunluklu pres sistemi henüz takıma tam entegre edilemedi.
- Randal Kolo Muani, Arsenal maçında attığı golle takımın en formda ismi olarak öne çıkıyor ancak çevresindeki destek oldukça kısıtlı.
- Savunmada Romero’nun yokluğunda yaşanacak liderlik eksikliği, Liverpool’un hızlı kanat oyuncuları için büyük fırsatlar yaratabilir.
- Xavi Simons ve Dominic Solanke gibi yaratıcı isimlerin Tudor’un fiziksel beklentilerine nasıl yanıt vereceği merak konusu.
Tudor’un “kötü alışkanlıkları temizlemeliyiz” açıklaması, takımdaki disiplinsizliğe bir gönderme olsa da, Anfield gibi zorlu bir deplasmanda bu disiplini sağlamak oldukça güç görünüyor. Tottenham’ın özellikle maçların ikinci yarılarında yaşadığı fiziksel düşüş, Liverpool’un son yarım saatteki baskısıyla birleşince ağır bir skor ortaya çıkabilir.
Maç Tahmini: Anfield’da Kırmızılar Hata Yapar mı?
İstatistikler ve mevcut form durumları ele alındığında, Liverpool maçın mutlak favorisi olarak öne çıkıyor. Tottenham’ın 2026 yılındaki galibiyet hasreti ve savunmadaki çok adamlı eksiklikleri, bu maçta puan almalarını mucizelere bırakıyor. Igor Tudor’un agresif felsefesi, Liverpool’un açık alan bulduğunda cezalandıran yapısıyla birleştiğinde Tottenham için riskli bir senaryo oluşturuyor.
Tahminlere göre Liverpool’un maça hızlı başlayıp erken bir golle kontrolü ele alması bekleniyor. 3-0 gibi net bir Liverpool galibiyeti, kağıt üzerinde en mantıklı sonuç olarak duruyor. Liverpool’un Şampiyonlar Ligi yarışındaki iddiasını sürdürmesi için bu maçtan kayıpsız ayrılması şart. Tottenham için ise asıl hedef, bu zorlu deplasmandan minimum hasarla ayrılıp, Tudor’un fikirlerini asıl rakibi olan alt sıra takımlarına karşı sahaya yansıtmaya odaklanmak olacaktır. Premier League severler için Anfield’da tek taraflı ama yoğun bir mücadele izlememiz oldukça muhtemel.
